Orman Arazileri Yeniden Gündemde: Yeni Düzenleme Tartışma Yarattı
Haber Giriş Tarihi: 01 Nisan 2026 01:01
TBMM’ye sunulan ‘Toprak koruma teklifi’ 2B orman arazilerinde yeniden uygulama ve satışların önünü açıyor. Muhalefet düzenlemenin ormanları ve tarım alanlarını yapılaşmaya açacağı uyarısında bulundu.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşmeleri tamamlanarak Meclise gönderildi. Teklif her ne kadar kamuoyunda “hobi bahçesi” düzenlemesi olarak geçse de DSİ taşınmazları ve 2B orman arazilerini yapılaşmaya açmasıyla biliniyor. Yasaya tepki gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Kanun teklifi, tarım politikalarını, ormanların korunma biçimini ve kırsal yaşamın geleceğini tehlikeye atan düzenlemeler içermektedir” dedi.
2B arazileri gündemde
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda 29 maddelik “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmeleri tamamlandı ve teklifi Genel Kurul’a geldi.
Kanun teklifiyle sorun yaşanan alanlarda yeniden 2/B uygulaması yapılabilmesi hedefleniyor. Buna göre, Orman Kanunu’nun 2/B hükmüne göre uygulamaların yapıldığı yerlerde Orman Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilecek incelemeler neticesinde, söz konusu hüküm şartlarını taşıdığı halde bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten önce Kanun’da açıkça sayılan sebepler dışındaki gerekçelerle bu uygulamaların hükmen iptal edildiği yerler ile 2/B uygulamalarına ait orman kadastrosu tutanaklarında, bu uygulamaların tamamlandığı veya başkaca uygulama yapılacak sahanın bulunmadığının yazılı olup olmadığına bakılmaksızın 2/B hükmünün şartlarını taşımadığı açıkça belirtilen yerler dışında kaldığı tespit edilen alanlarda 2/B uygulamaları yürütülebilecek. Yapılan bu uygulamalar ikinci kadastro sayılmayacak. Bu hükme göre Kanun’un 2/B uygulamaları yapılan alanlarda yer alan taşınmazlar hakkında açılmış davalar bulunması halinde, yapılan çalışmalar Orman Genel Müdürlüğünce mahkemeye bildirilecek.
AKP milletvekilleri tarafından verilen önerge ile 15. maddede yapılan değişiklikle, geçmişte yapılan düzenleme sayesinde hukuken “dosyası kapanmış” sayılan alanlarda; Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından yeni 2B (orman vasfını yitirmiş arazilerin orman sınırı dışına çıkarılması) çalışmaları yürütülebilecek. Ayrıca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait taşınmazların belirli hisse oranları ve büyüklük sınırları içinde hissedarlarına rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilmesi öngörülüyor.
‘Doğayı ticarileştirme, ormanları piyasaya açma çalışması’
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer; teklifin doğa, tarım ve kırsal yaşam açısından ciddi riskler barındırdığını ifade ederek, “Bu teklifte doğayı ticarileştirme, ormanları piyasa aktörlerine açma, tarım alanlarını şirketleşmeye yönlendirme ve köylüyü kendi toprağında üretici olmaktan çıkarıp sözleşmeli işçiye dönüştürme düzenlemeleri yer almaktadır” dedi. Orman düzenlemelerine yönelik Gürer, “Bu düzenleme kamuya ait doğal kaynakların ekonomik rant alanına dönüştürülmesine zemin hazırlamaktadır. Ormanlar yalnızca ekonomik kaynak değildir; suyun, havanın, toprağın ve biyolojik çeşitliliğin güvencesidir” diye konuştu.
Teklifle gelen diğer değişiklikler
- Şeker pancarı üretiminin sözleşmeli üretim modeli çerçevesinde yürütülmesi talep ediliyor. Şeker şirketlerinin pancar temin edecekleri ekim alanlarının sınırları Bakanlık tarafından belirleniyor.
- Atatürk Orman Çiftliği için tüm gayrimenkullerin bina ve arazi vergilerinden muafiyeti isteniyor.
- 1936 tarihli Çeltik Ekimi Kanunu’nda değişiklik yapılması ve ekim alanlarının yerleşim yerlerine uzaklığına ilişkin hükümler güncelleniyor.
- Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda yapılması öngörülen değişikliklerle “hobi bahçesi” adı altındaki yapılaşma önlenmek isteniyor.
- Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nda değişiklik yapılıyor.
- Bazı yaban hayvanlarının avlatılmasına imkan tanınıyor.
- Alkollü içkilerin reklamının yapılmasının önlenmesi talep ediliyor.
2B arazileri nedir?
Ormanların maden patronlarına peşkeş çekildiği, acele kamulaştırma kararları ile şehirlerde “mülksüzleşmenin” geliştiği, milli parkların işletmelere verilmeye çalışmasından sonra iktidarın yeni hedefi 2/B statüsündeki orman arazilerini yapılaşmaya açmak.
Önceden orman sayılan, ancak zamanla orman niteliğini kaybetmiş, üzerinde yerleşim yeri, tarım arazisi ve mera bulunan ve bu nedenle orman sınırları dışına çıkarılmış ancak hazine adına tescil edilen bölgeler 2/B arazisi olarak geçiyor. Bu arazilerin 31 Aralık 1981 tarihinden önce “orman niteliğini tamamen kaybetmiş araziler” olması gerekiyor.
Ormanların 2B statüsüne geçebilmesi için “orman niteliğini kaybetmiş” olması zorunlu sayılıyor. Örneğin üzerinde uzun süredir yerleşim, tarım, sanayi gibi alanların bulunması, ağaç örtüsünün yok olması ve ekolojik olarak tekrar orman haline gelmesinin mümkün olmaması gibi nedenlerle orman vasfını fiilen yitirmiş alanlar 2B statüsüne alınıyor. Prensip olarak yeni tahrip edilen alanlar, bilerek yakılan veya kaçak kesilen alanlar 2B sayılmıyor. Normalde orman kadastro komisyonları sahada inceleme yapıyor, harita ve teknik ölçümler hazırlanıyor ve alanın “gerçekten” orman niteliğini kaybettiği raporlanıyor.
Türkiye’de hazine arazisi üzerinde herhangi bir yapılaşmaya izin verilmese de, bu araziler üzerinde kaçak olarak evi veya iş yeri olan, uzun süredir fiilen kullanan ve tapu almak isteyen kişiler bulunabiliyor. Bu nedenle hazine belirli şartlarla bu arazileri satışa çıkarabiliyor. Ancak bu durum yeni bir “imar barışı” tartışmalarını da beraberinde getiriyor.
13 yılda 373 bin hektarlık 2/B arazisi satıldı
Türkiye’deki orman alanlarının toplamı yaklaşık 23,36 milyon hektar.
2B arazilerinin toplam alanı hakkında güncel resmi bir sayı bulunmasa da Orman Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre; 31 Aralık 1981’den önce orman vasfını yitirmiş 2B arazilerinin toplam büyüklüğü yaklaşık 473 bin hektar ile 500 bin hektar arasında değişiyor.
2025 itibarıyla ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı çalışmalarıyla yaklaşık 100 bin hektar kadar 2B alanın mülkiyet haklarının belirlenme sürecinde olduğu biliniyor ve bu yaklaşık 5 milyon kişiyi ilgilendiriyor.
En fazla 2B arazisi ormanların da yoğunlukta olduğu Antalya, Mersin, Balıkesir ve Ankara gibi illerde bulunuyor.
Farklı bir “imar barışı”
Geçmişte de 2B arazileri sıkça gündeme gelmiş ve benzer yasalar çıkarılarak ormanlar satılmıştı. 2012’de çıkarılan 6292 sayılı Kanun en bilinen ve en çok tepki toplayan 2B yasaları arasında gösterilebilir. Tam adı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun” 19 Nisan 2012’de Meclisten geçerken amaç “2B arazilerinin hak sahiplerine satışı”, “Hazine’ye ait bazı tarım arazilerinin satışı” ve “orman köylülerinin desteklenmesi” olarak açıklanmıştı.
O dönem muhalefet milletvekilleri ve çevre savunucuları tarafından “Orman affı” olarak tanımlanan yasa ormanların tahribini ödüllendirdiği, kaçak yapılaşmayı meşrulaştırdığını ve yeni orman işgallerini teşvik edebileceği için büyük tepkiyle karşılanmıştı. Bu arada halk satış bedellerine tepki gösterirken, “Bu alanların gerçek sahibi kim?” sorusu da sıklıkla gündeme gelmişti.
Özelleştirmeler sırasında ormanlar da nasibini aldı
O dönemde iktidar düzenlemeyi fiili durumu hukuki hale getirmek, vatandaşın tapu sorununu çözmek, devlete gelir sağlayan bir adım olarak görüyordu. 2012 diğer yanıyla iktidarın özelleştirme hamlelerine yoğunluk verdiği yıllar arasındaydı. 2003 yılında SEKA’yı, 2004’te TEKEL’i, 2005’te Türk Telekom’u, 2006’da TÜPRAŞ’ı, 2007’de Mersin Limanını, 2008’de PETKİM’i, 2009’da TEDAŞ’ı, 2010’da TCDD’nin Samsun Limanını, 2011’de akarsu santrallerini özelleştiren devlet, 2012’de de “gelir” olarak gözüne 2B’yi kestirmişti.
Muhalefet ise orman politikası açısından sakıncalı bulduğunu ve uzun vadede çevresel risk oluşturabileceğini dile getirmişti. O dönem TEMA Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği ve TMMOB; Anayasa Mahkemesi’ne 6292 sayılı Kanun’un bazı hükümleri hakkında iptal başvurusu yaptı. Ancak mahkeme, 2B uygulamasının Anayasa’ya bütünüyle aykırı olmadığına hükmetti; ancak uygulamadaki bazı ayrıntılarda düzeltici kararlar verdi.
Kurum ‘1981 öncesi zorunlu’ demişti
Nitekim tam da muhalefetin dediği gibi oldu.
2012, 2B satışlarını düzenleyen 6292 sayılı Kanun yürürlüğe girdiği dönemde açıklanan resmi verilere göre 2B arazileri yaklaşık 473 bin hektar idi. Ancak bu sayı, 2012’den sonraki satışlarla beraber 2025’e gelindiğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre 100 bin hektara düştü.
Çevre ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un altında imzası bulunan 27 Mayıs 2025 tarihli “Uygulama mevcut orman varlığına zarar verir mi, ormanları imara açık hale getirir mi?” sorusuna verdiği cevap şöyle: “Çalışmanın böyle bir duruma sebebiyet vermesi kesinlikle söz konusu değildir. 2B arazileri yaklaşık 100 bin hektar alanı kapsayan zaten sınırları belirlenmiş, halihazırda vatandaşlarımız tarafından kullanılan 1981 yılından önce orman vasfını yitirmiş atıl alanlardır.”
Ancak 2012 Sonrası “Fiilen Yeni 2B” tartışmaların yoğundu. Özellikle İstanbul’daki Kuzey Ormanları hızlı kentleşme, mega projeler ve orman kadastrosu revizyonları nedeniyle “yeni 2B üretimi” olarak yorumlandı. Antalya’da ise turizm tesisleri, yazlık konut gelişimi ve yeni tarım alanları ile yeni 2B parselleri ile sisteme girdiği iddia edildi. Muğla’da Bodrum, Fethiye, Marmaris gibi turistik ilçelerde; Sakarya ve Kocaeli’deki Marmara Sanayi Kuşağı’nda; İzmir’deki kıyı ve tarım alanlarında “yeni 2B oluştu” tartışmaları yaşandı.
Dolayısıyla Bakan Kurum “1981 öncesi orman vasfını yitirmiş araziler” dese de “yeni 2B arazileri olup olmadığı” resmi rakamlarla hiçbir zaman açıklanmadı.
Düzenlemeler devam ediyor
2012’den sonra da iktidar durmadı ve 2B ile ilgili düzenlemeler yapmaya devam etti.
2023’te Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde, 2B arazi satış fiyatlarına itiraz ve dava yollarına ilişkin hükümler konusunda hukuki düzenlemeler yapıldı. Satış fiyatına ilişkin yasa hükmündeki bazı kısıtlayıcı ibareler anayasa aykırı bulundu ve iptal edildi.
2014’te 6527 Sayılı Kanun için 2B satın alma başvurusu yapmayanlara ek süre verildi ve ödeme yapmayanlara yeniden başvuru hakkı tanındı
2015–2021 arasında 2B satış süresi, ödeme koşulları ve hak sahipliği tartışmaları Mecliste gündeme geldi.
2025’te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2B arazilerinin mülkiyet haklarının belirlenmesi ve tapuların verilmesi için kadastro ve uygulama planları açıklandı.
Son olarak TBMM tarafından kabul edilen yeni düzenleme ile daha önce başvuru yapmayan veya ödeme süresini kaçıranlara yeni bir hak tanıma getirildi ve başvuru ile ödeme süresi 31 Temmuz 2026’ya kadar uzatıldı.
Kaynak: Kardeş Haber https://neoberidhaber.kahveciyazilim.com/index.php/2026/03/31/orman-arazileri-yeniden-gundemde-yeni-duzenleme-tartisma-yaratti/
Kaynak: Gazete Evrensel



Yorum gönder