Şimdi yükleniyor

100 yaşına kadar yaşamanın sırrı: Ömrü uzatabilecek Akdeniz beslenme alışkanlıkları

haber giriş tarihi:29.05.2026-23:57

İtalya’nın Sardinya Adası’nda yaşayan insanların uzun ömürlü olmasının ardında taze ve mevsimsel beslenme kadar güçlü sosyal bağların da olduğu belirtiliyor. Şef Francesco Mattana’ya göre birlikte yemek yemek, yerel ürün tüketmek ve sadelik uzun yaşamın temelini oluşturuyor

İtalya’nın “Mavi Bölge” olarak bilinen Sardinya Adası’nda yaşayan insanların uzun ve sağlıklı yaşamlarının arkasındaki beslenme alışkanlıkları dikkat çekmeye devam ediyor. Bölgede yetişen taze ve mevsimsel ürünlere dayalı mutfak kültürü, güçlü sosyal bağlar ve birlikte yemek yeme geleneğiyle öne çıkıyor.

Sardinya’da büyüyen şef Francesco Mattana da çocukluğunu bu kültürün içinde geçirdi. Balık, yılan balığı, yengeç, tatlı patates ve kırmızı şarap; yalnızca sofraların vazgeçilmezleri değil, aynı zamanda aile yaşamının merkezindeki unsurlardı. Çoğu zaman evlerinin birkaç metre ötesinden toplanan ya da avlanan bu ürünler, birlikte hazırlanıyor ve geniş aile sofralarında paylaşılıyordu.

Independent’a konuşan şef Mattana’ya göre Sardinyalılar için yemek yalnızca bir ihtiyaç değil; yaşam biçimi, sosyal bağ kurmanın bir yolu ve kültürel bir ritüel. Şef, Sardinya halkının uzun ve sağlıklı yaşam sürmesinin temel nedenlerinden birinin de bu yaklaşım olduğunu söylüyor. Bu özellikleriyle Sardinya, dünyanın “Mavi Bölge” olarak adlandırılan özel uzun ömür bölgelerinden biri olarak kabul ediliyor.

“Bu yaşam tarzı büyük ölçüde mevsimsel ve taze ürünlere, sağlıklı yağlara dayanıyor. Ama mutfağın önemli bir parçası da birlikte vakit geçirmek. Yemek yapmak ve yemek yemek yalnızca malzemelerden ibaret değil; topluluk ruhu da mutfağın bir parçası” diyen Mattana, yemek kültürünün sosyal yönüne dikkat çekti.

Mavi Bölgeler’in ortak noktası

“Mavi Bölge” kavramı, 2000’li yılların başında National Geographic kaşifi Dan Buettner tarafından ortaya atıldı. Bu kavram, dünyada insanların daha uzun ve sağlıklı yaşadığı bölgeleri tanımlıyor.

Resmi olarak kabul edilen beş Mavi Bölge; Japonya’daki Okinawa, Kosta Rika’daki Nicoya Yarımadası, Yunanistan’daki İkarya, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Loma Linda ve İtalya’daki Sardinya’dan oluşuyor. Bu bölgelerde yaşayan insanların önemli bir kısmı 100 yaşını aşarken aktif ve sağlıklı yaşamlarını sürdürüyor. Uzun yaşamın ise düşük stres seviyesi, güçlü sosyal ilişkiler ve kaliteli beslenme düzeniyle bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Aşçı, eğitmen ve yemek kitabı yazarı olarak kariyerini sürdüren Mattana için Sardinya’nın bir Mavi Bölge olması büyük bir gurur kaynağı.

“En taze ürünlerle büyüdüm”

Çocukluğunu anlatan Mattana, iki dedesinin de yaşamında büyük etkisi olduğunu söyledi. Dedelerinden birinin balıkçı, diğerinin ise çiftçi olduğunu belirten şef, bu sayede en taze sebze, et ve deniz ürünleriyle büyüdüğünü ifade etti.

Mattana “En net hatırladığım şeylerden biri, dedemin balıkçı köyünden taze balıklar, yılan balıkları ve yengeçlerle dönmesiydi. Sonra hepimiz arka bahçede toplanırdık. Kuzenlerimle birlikte koşuşturan yengeçleri yakalamaya çalışırdık” diye konuştu.

Mattana, bu çocukluk anılarının kendisinde kalıcı bir iz bıraktığını belirterek, “Bu anılar benimle kaldı. Her şey ürünler ve topluluk ruhuyla ilgiliydi. Açıkçası dünyanın başka bir yerinde aynı hissi yaşamak zor olabilir” dedi.

Ancak şefe göre Sardinya’ya özgü olan şey yalnızca coğrafya değil, aynı zamanda yaklaşım biçimi. Mattana, “İnsanların böyle beslenmek için Sardinya’da ya da İtalya’da yaşaması gerekmiyor” ifadelerini kullandı.

“Yemeğe farklı gözle bakmak gerekiyor”

Mattana’ya göre Sardinya usulü beslenmenin ilk adımı, yiyeceklerle yeniden bağ kurmak. İnsanların hangi ürünlerin mevsiminde olduğunu öğrenmesi, yerel ürünleri tercih etmesi ve yemek hazırlama sürecine zaman ayırması gerektiğini vurgulayan şef, bunun sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.

En iyi örneklerden birinin minestrone çorbası olduğunu belirten Mattana, bu yemeğin yıl boyunca mevsime göre değişen malzemelerle hazırlandığını anlattı.

Mattana “İlkbaharda kuşkonmaz, bakla ve bezelyeyle yapabilirsiniz. Yazın ise domates ve taze fesleğen kullanırsınız” dedi.

Çiğ sebzeler sofranın merkezinde

Mattana’nın uzun yaşamla ilişkilendirdiği bir diğer alışkanlık ise çiğ sebze tüketimi. Sardinya’da çiğ sebzelerin adeta kutlama gibi görüldüğünü belirten şef, bunun temel nedeninin besin değerlerini koruması olduğunu ifade etti.

“Çiğ sebzeler bizim için mevsimselliğin kutlamasıdır. Çünkü en iyi besin değerini pişirmediğinizde alırsınız” diyen Mattana, Sardinya’daki restoranlarda en lüks mekanlarda bile çiğ sebze tabaklarının sıkça servis edildiğini söyledi.

“Şarap içiyoruz ama ölçülü şekilde”

Sardinya mutfağının dikkat çeken unsurlarından biri de kırmızı şarap tüketimi. Mattana, Sardinyalıların sık sık şarap içtiğini ancak bunun her zaman sosyal bir ortamda ve ölçülü şekilde gerçekleştiğini belirtti.

Mattana “Bu tamamen topluluk ruhuyla ilgili. Küçük bir bardak kırmızı şarap, hatta her gün ama abartmadan” dedi.

Adada en çok tüketilen şarabın Cannonau isimli yerel kırmızı şarap olduğunu aktaran Mattana, bu şarabın Mavi Bölge araştırmaları sayesinde dünya çapında ilgi gördüğünü söyledi. Cannonau şarabının kalp sağlığı, uzun yaşam ve iltihap azaltıcı etkiler gibi çeşitli sağlık faydalarıyla ilişkilendirildiği belirtiliyor.

Mattana “Biz kaliteyi miktarın önünde tutuyoruz. Cannonau, diğer kırmızı şaraplara göre iki ila üç kat daha fazla flavonoid içeriyor. Bu da güçlü bir antioksidan kaynağı olduğu anlamına geliyor” diye konuştu.

Mattana ayrıca Sardinya’da kadeh kaldırırken kullanılan ifadeyi de paylaştı: “A chent’annos” yani “100 yaşına”

“Basit tutun ve sürecin keyfini çıkarın”

Sardinyalılar gibi uzun ve sağlıklı yaşamak isteyenlere tavsiyelerde bulunan Mattana, insanların kendi konfor alanlarının dışına çıkması gerektiğini söyledi.

“Yeni tarifler deneyin, yeni mutfaklar keşfedin. Sevdiğiniz malzemelerle farklı şeyler yapın,” diyen şef, İtalya’da yaygın olan “Kilometre 0” anlayışını da önerdi. Bu yaklaşım, ürünlerin mümkün olduğunca yakın bölgelerden temin edilmesini ifade ediyor.

Mattana “Yerel pazarlara gidin, mevsim ürünlerine bakın, heyecan duyun. Kasapla konuşun, balıkçıdan öneri alın” ifadelerini kullandı.

Mattana, son olarak sadeliğin önemine vurgu yaptı:

“Her şeyi basit tutun. Mevsiminde ve uzun yol kat etmeden size ulaşan ürünleri kullanırsanız zaten kazanırsınız. Çünkü hem daha lezzetli hem de daha sağlıklı olurlar. Bunları bir araya getirip sofraya insanları davet edin, eğlenin, hata yapın… Sürecin kendisinden de sonuç kadar keyif alabilirsiniz”

kaynak:https://gazeteoksijen.com/saglik/100-yasina-kadar-yasamanin-sirri-omru-uzatabilecek-akdeniz-beslenme-aliskanliklari-277156

Uşak Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Meyda ve İletişim bölümü 3.sınıf öğrencisi Tuğba Küçük 05526289664 230611041@ogr.usak.edu.tr

Yorum gönder